Evet, hepimiz o yollardan geçtik. Bir indirim döneminde "rengi çok tatlıymış" diye aldığımız allıklar, henüz yarısı bile bitmemişken yerine gelen o yeni fondötenler, çekmecenin en arkasında vadesinin dolmasını bekleyen rujlar… Kozmetik dünyası bizi sürekli daha fazlasına ihtiyacımız olduğuna ikna etmeye çalışırken, aslında fark etmeden koca bir plastik ve kimyasal yığını biriktiriyoruz, hem de belki de bu ürünlerin sadece yarısını kullanıyoruz.
Peki, bu döngüyü tersine çevirip elimizdekilerin kıymetini bilmeye odaklandığımız bir akım var desek, ne dersiniz? Güzellik dünyasının en samimi ve sürdürülebilir akımı: Project Pan.
"Pan" kelimesi, aslında İngilizcede far veya allık paletlerinin altındaki o metal zemin anlamına geliyor. Project Pan ise elimizdeki kozmetik ürünlerini "panleyene" kadar, yani dibini görüp tamamen bitirene kadar yeni bir şey almama sözü verdiğimiz kişisel bir meydan okuma.
Sosyal medyada hızla yayılan bu akım, bize bir ürünü son damlasına kadar kullanmanın, yeni bir şey satın almaktan çok daha tatmin edici olduğunu hatırlatıyor. İstatistikler, her yıl küresel olarak yaklaşık 120 milyar adet ambalajın kozmetik endüstrisi tarafından üretildiğini ve bunların büyük bir kısmının geri dönüştürülemediğini gösteriyor (Zero Waste Week, 2021). Yani bitirmeden attığımız her ruj, aslında gezegende kalıcı bir imza bırakıyor. Biz de Project Pan ile bu atık yığınını bir nebze de olsa rahatlatmak için katkıda bulunuyoruz.
Project Pan aslında sadece cüzdanı korumak anlamına gelmiyor. Sabahları on farklı allık arasından seçim yapmaya çalışmak yerine, “bu ay bu ürünü bitiriyorum” dediğimiz ürünü kullanacak olmanın getirdiği zihinsel bir ferahlık vererek bizi karar yorgunluğundan kurtarıyor. Bitirmeye karar verdiğimiz ürünü sonuna kadar kullandığımız için ürünün ciltteki gerçek etkisini görmemizi sağlıyor. Bitirmeye çalıştığımız bir ruju krem allığa, farı aydınlatıcıya dönüştürerek makyaj aynasının önünde simyacı ruhumuzu keşfetmemize, ve aslında bir ürünün ne kadar farklı amaçlarla kullanılabildiğini görmemize yardımcı oluyor.
Her zaman dediğimiz gibi; her şeyi bir anda değiştirmek zorunda değilsiniz. Küçük adımlar en kalıcı olanlardır.
1)Favori Beşlinizi Seçin: Çekmecenizden bitirmeye en yakın olduğunuz ya da kullanmayı en çok sevdiğiniz 5 ürünü seçin ve Project Pan’ınızı bunlarla başlatın.
2)Bitirmeden Yenisini Almayın: Bu beşli bitene kadar o kategorideki indirim maillerine gözlerinizi kapatın.
3)İleri Dönüştürün: Eğer bir ürünün renginden sıkıldıysanız, onu başka bir ürünle karıştırıp yeni bir ton yaratmayı deneyin ya da dudaklarınızda güzel durmadığını düşündüğünüz bir rengi allık ya da far olarak kullanmayı deneyin.
Özetle, Project Pan aslında bize şunu söylüyor: Sahip olduğumuz şeyler, biz onları kullandığımız sürece değerlidir. Çekmecede bekleyen o pahalı palet aslında bir atıktan başka bir şey değildir. Bu ay makyaj çantalarımızı biraz hafifletmeye ne dersiniz?
Bitirdiğiniz bir ürünün boş kutusunu geri dönüşüme atarken hissedeceğiniz o başarı hissi, inanın en yeni trend ürünü almaktan çok daha kalıcı bir mutluluk. Belki de gerçek güzellik, elimizde olanın dibini görecek kadar ona değer vermekte saklıdır! :)
Kaynakça